İnsanoğlunun yaşamı bir tesadüf den oluşmaz. Ama bizi niteliğini ve niceliğini seçemediğimiz bir yolculuğa çıkarır, yolculuk esnası ise güzellik, doğruluk, kalite, idealizm hukuk çerçevesi içinde sınırlanmıştır.
Bizlerde Aşık Veyselin dediği gibi akıbet-i kara toprak olan fani yolculukta, yüreğimizde kara toprağın dostluğunu hissederek hayatımıza yön vermenin yollarını ararız.
Kusurları, yara açan yaramazlıkları bu dünyada sonlandırıp toprağı da kirletmemek, toprakla örtbas etmemek adına hayata odaklanırız.
Biz TÜRK milletinde Şatıroğlunun dediği gibi kara toprak bir kara sevda, bildiri niteliğindedir ayrıca. Toprak için yüce atalarımız, düşünce adamlarımız canları pahasına yaşam savaşı vermişlerdir. Fatih Sultan Mehmet Gazi Mustafa Kemal Atatürk çocuk yaşlarında toprağa ve milletine sevdalanmışlardır. Bilim ve irfan sahibi liderlerimiz sayesinde bu günkü Türkiye Cumhuriyeti varlığını koruyabilmiştir.
Fatih Sultan Mehmet yedi yaşındayken Ak Şemseddin kendilerine toprak sevdasını aşılamıştır.
“Hedefini tespit etmelisin”
“Dağ ne kadar yüksek olursa olsun, yol onun üzerinden geçer. Sen dağ olmaya heveslenme, asla gururlanma; Yol ol ki, herkes senin üzerinden geçerken, sen dağların bile üzerinden geçesin.” Der. Yüce felsefe ve din alimi.
Veyseli, Fatih Sultan Mehmeti, Gazi Mustafa Kemal i toprağına milletine sevdalıyan ruh tesadüf değildir. Orta çağı kapatıp yeni çağı açan; Ordular İlk Hedefiniz Akdenizdir diyen; Size Taarruzu Değil Ölmeyi Emrediyorum diyen ruh tesadüf değildir.
Bu yüce milletin şanlı tarihini yazması büyük savaş teknikleri milli ruhla olabilmiştir. Çanakkale de buğday çorbasına talim eden yüce Şehitler, aç susuz yaz kış demeden yokluk ve kıtlık içinde yaşayıp verilen mücadeleler sonucu bu günkü konuma gelebilmişizdir.
Şimdi ahkam kesip zirtoluk yapanlara bakıyoruz.
Bu devlet bu kadar kolay kurulmadı.
Bu millet o kadar da kolay devlet ve millet sevdasıyla donanımlı konuma getirilmedi.
Devlet büyüklerine, Valiye, Kaymakama, seçilmiş Belediye Başkanlarına, demokratik haklarımı kullanıyorum diyip hakareti kendine ilke edinenler sanal alemin kurbanı olmuşlardır. Bu kişiler ya da gruplar bilgisayarı eline alıp kendisini insan üstü bir varlık görmüşlerdir.Görmektedirler de.
Bu zihniyet adeta hakaret serbest diyebilecek serbestliğe gelmiştir. Oysaki kimin kim olduğunu bilmek o kadarda zor değildir. Teknoloji bilimin, ilimin ilerlemesi uzaklıkların yakınlaştırılması amaçlı keşfedilmiştir.
TÜRK çocukları her zaman gözler ileri başlar ise hep yukarı öz değerlerine sahip çıkıp ulusunun geleceğini daha ileri götürmek için mücadele etmek zorundadır.
Din ve iman bütünlüğünün yok olduğu bir topluluk desturu ve düsturunu unutan bir zihniyet ne kadar kalıcı ve yapıcı olur bunu da siz sevgili okurlara bırakıyorum. Çünkü insan ruhu ile yaşar ruh gidince cesedi kim yanında görmek ister ki!
SU.
Türk Çocukları
Sabahat Uzun
-
-
Yorumlar
Çok Okunanlar
Akhisar Müteahhitler Derneğinde Özhan Akarsu Dönemi
Akhisarlı Çiftten Örnek Girişim: "Aktif Yaşam Merkezi"ni Birlikte Açtılar!
Mısır’dan Akhisar’a Açık Davet: "İş Birliğine Hazırız"
Akhisar Demirci ve Nalbantlar Odası’nda Süleyman Kağan ile "Yola Devam"
CHP Gençlik Kolları’ndan Akhisar’daki Pazarlara Sabah Çorbası İkramı