Çağımız insanının müptela olduğu televizyon, çocuk ve yetişkinler üzerinde yıllardır etkin olmakta. Teknolojinin ilk görsel icatlarından olan televizyonla eğleniyor, bilgileniyoruz. Televizyonla insan hayatı belki renklendi, belki hızlı erişime kavuştu ama ikili ilişkilerde dost dostundan vazgeçer televizyonu kendine yeğ tutar oldu.
Eski komşu ziyaretleri yerini, sabahın erken saatlerinde başlayıp gecenin geç saatlerine kadar süren evlendirme programlarına bıraktı. Toplumsal ahlakı her yönüyle dejenerasyona uğratan bazı programlarla zamanımız boşu boşuna elimizden alınmakta. Nedense izleyici memnun, ses yok seda yok.
Dizilerde yaşanan olaylar sanki yaşanıyor gibi gösterilerek program yapımcıları tarafından konular pişirilip pişirilip her gün yeni bir diziyle ekranlara servis yapılmakta. Genç nesil dövüş, edebi aşan argo konuşmalarla karşı karşıya bırakılıp senarist ve yönetmenler bizlerin öz değerlerini reyting uğruna ihlal etmeye devam etmekteler.Lise hatta ilköğretime inen uyuşturucu illeti gençleri tuzağa düşürmeye devam ederken…..
Televizyon ve görsel basında akla hayale gelmeyen konuları resmedip bize sunanlar öz değerlerimize neşter atmaktadırlar. Oysa ki aile denen kurumun ahlaki erozyona uğraması sonucu toplumsal ahlakın kalıcılığından ne kadar söz edebiliriz.
Adına medeniyet, uygarlık, fikir ve düşünce özgürlüğü, her türlü demokrasi özgürlüğü denilen uygulamalar yıllardır bizleri bölmeye çalışanların başka bir teknik deneyerek aile yapısını çökertme projelendirmelerinin ta kendisidir. İstenilen her resmin televizyon kanallarında diğer sanal sistemler içinde yayınlanıp anaya babaya saygısızlığı üreten isyanın bir senaryosudur. Basın ahlakı neredeyse rafa kaldırılıp maalesef bazı değerlerimiz günümüzde tarihi eser olma yolunda ilerlemektedir.
Televizyon programı yapan adına sanatçı bile denmeyecek kişilerin her gün ekranlarda ayrı ayrı kişileri kendine sevgili seçmesi ve bu kompozisyonu Türk halkına normal bir olay gibi anlatması ise reyting adına televizyon kanallarının ne kadar çirkinliğin içine düştüğünün bir belgesidir.
Moda olan sözlerden olan kimsenin ahlakı kimseyi ilgilendirmez sözünden yola çıkacak olursak bu söz toplum içinde yaşayan herkesi bağlamalıdır. Çünkü toplumda olan tüm ahlaki değer kaymaları hepimizin geleceğine zarar vereceğinden toplumsal erozyona sebebiyet vermemek adına suç unsurlarının önüne geçilmelidir. Televizyon programlarının avantaj ve dezavantaj analizi bilimselleştirilmelidir.
Televizyon ve görsel basında kültür, eğitim, sanatsal öz değerlerimizi ifade eden projelerin hayata geçirilmesi mecburiyeti vardır. İnsanları felsefeye sanata yönlendirmenin yolları bulunmalı. Lügat zedelenmemelidir. Geleceğimizin ve varlığımızın garanti altına alınabilmesi ancak ilkeli ve çevremize vermiş olduğumuz güvenilir mesajlarla var olacaktır. Gelecek nesillerin sosyal yaşantısını tehdit eden olumsuzluklar yok edilip hak hukuk denetim altına alınmalı, sihirli kutunun büyüsü çözülmeli. Aile yapısını, toplumsal ahlakı, zedelemesinin önüne geçilmelidir. Toplumun geleceği; Kültürü ve Eğitimi onuruyla resmeden bir ayna olmalıdır.
Sihirli Kutu
Sabahat Uzun
-
-
-
Yorumlar
Çok Okunanlar
Akhisar Müteahhitler Derneğinde Özhan Akarsu Dönemi
Akhisarlı Çiftten Örnek Girişim: "Aktif Yaşam Merkezi"ni Birlikte Açtılar!
Mısır’dan Akhisar’a Açık Davet: "İş Birliğine Hazırız"
Akhisar Demirci ve Nalbantlar Odası’nda Süleyman Kağan ile "Yola Devam"
CHP Gençlik Kolları’ndan Akhisar’daki Pazarlara Sabah Çorbası İkramı