Bir ailenin çocuk bakımına ayırabildiği süre çoğu zaman evle iş arasındaki mesafeyle belirlenir. İstanbul'da bu mesafe kilometreyle değil saatle ölçüldüğü için, İstanbul çocuk bakıcısı arayışındaki beklentiler başka şehirlerdeki aynı arayıştan ayrışır. Burada belirleyici olan adayın niteliğinden önce, o niteliğin şehir koşulları içinde sürdürülebilir olup olmadığıdır.
Ulaşım Süresi Neden İlk Sıraya Geçiyor?
Deneyimli bir aday bulmak zordur. Bulunan adayın iki yıl boyunca aynı evde çalışmayı sürdürmesi daha zordur. İstanbul'da bu sürekliliği en çok bozan etken adayın günlük yol süresidir. Sabah yedi buçukta evde olması beklenen bir kişi için karşı yakadan gelmek, her gün iki saate yakın bir yükü baştan kabul etmek anlamına gelir. İlk aylarda taşınabilen bu yük, kış aylarında ve okul dönemi trafiğinde çoğu zaman taşınamaz hale gelir.
Bu nedenle görüşmede adayın oturduğu semti sormak yetmez. Hangi hatla geleceği, kaç aktarma yapacağı ve kötü hava koşulunda süresinin ne kadar uzadığı da konuşulmalıdır. Yol süresi makul olan orta deneyimli bir aday, uzaktan gelen çok deneyimli bir adaya göre genellikle daha uzun süre kalır.
Esnek Saat Beklentisi Nasıl Tanımlanmalı?
Esneklik ancak sınırı olan bir kavram olarak konuşulduğunda işler. İstanbul'da çalışan ebeveynlerin en sık dile getirdiği beklenti, mesai bitiminin öngörülemezliğine uyum sağlayacak bir düzendir. Beklenti anlaşılırdır ancak tanımsız bırakıldığında çalışma ilişkisini hızla yıpratır. Haftada kaç gün gecikme olabileceği, gecikmenin ne kadar önce haber verileceği ve fazladan geçen sürenin nasıl karşılanacağı baştan netleşirse aday da kendi düzenini buna göre kurar.
Sık Dile Getirilen Beklentiler ve Pratikteki Karşılıkları
|
Ailenin beklentisi |
Pratikte karşılığı |
|
Yakın oturan aday |
Sürekliliği belirgin biçimde artırır, ilk sırada değerlendirilmelidir |
|
Her işi yapabilen tek kişi |
Bakım ve kapsamlı ev işi aynı anda beklendiğinde çocuğa ayrılan süre kısalır |
|
Sınırsız esneklik |
Tanımsız bırakıldığında kısa sürede ayrılıkla sonuçlanır |
|
Yabancı dil bilgisi |
Yalnızca evde o dilin gerçekten konuşulduğu durumda karşılık bulur |
|
Hemen başlayabilecek aday |
Belge ve referans kontrolü atlanırsa risk tamamen aileye kalır |
Yabancı Dil Beklentisi Nerede Anlamlı?
Yabancı dil bilen bakıcı talebi İstanbul'da sık karşılaşılan bir başlıktır. Bu beklenti, evde o dilin düzenli olarak konuşulduğu, çocuğun okulda aynı dile maruz kaldığı veya ailenin bir üyesinin Türkçe dışında iletişim kurduğu durumlarda gerçek bir karşılık bulur. Böyle bir zemin yokken haftada birkaç saatlik temasla dil kazanımı beklemek, adayın asıl işi olan bakımın önüne geçer ve değerlendirilebilecek aday sayısını gereksiz yere daraltır.
Buna karşılık ailede farklı bir dil konuşuluyorsa dil bir tercih değil, zorunluluktur. O durumda dil bilgisi bakım deneyiminin yerine değil yanına yazılmalıdır.
Semt ve Çalışma Düzeni Ücret Beklentisini Nasıl Değiştirir?
Ücret beklentisi tek bir rakama indirgenemez, çünkü aynı şehir içinde bile birden fazla değişkene bağlıdır. Çalışma saatinin uzunluğu, hafta içi ve hafta sonu dağılımı, çocuk sayısı, bakım dışında beklenen sorumluluk, adayın deneyim süresi ve ulaşımın adaya yüklediği maliyet bu değişkenlerin başında gelir. Yatılı düzen ile gündüzlü düzen ise tamamen farklı iki hesaptır.
Ailelerin sık yaptığı hata, farklı semtlerde ve farklı koşullarda çalışan kişilerin ücretlerini doğrudan karşılaştırmaktır. Sağlıklı bir karşılaştırma ancak görev tanımı ve saat düzeni eşitlendiğinde mümkün olur. Aksi halde iki rakam arasındaki fark, adayın niteliğini değil işin kapsamını yansıtır.
Görüşmede Sorulmadığı İçin Sonradan Sorun Olan Başlıklar
· Okul veya kreş çıkışında çocuğu kimin alacağı ve bu güzergahın ne kadar sürdüğü.
· Ailenin seyahat ettiği dönemlerde çalışma düzeninin nasıl işleyeceği.
· Çocuk hastalandığında bakıcının sorumluluğunun nerede başlayıp nerede bittiği.
· Evde başka bir çalışan varsa görev sınırlarının nasıl ayrılacağı.
· Yıllık izin döneminin hangi aylara denk geleceği.
Aday Değiştirmenin Görünmeyen Maliyeti Nedir?
Asıl maliyet ücret farkında değil, kısa aralıklarla aday değiştirmenin yarattığı yükte ortaya çıkar. Ailelerin çoğu kararı verirken yalnızca ücreti karşılaştırır. Oysa her yeni kişiyle birlikte evin düzeni baştan anlatılır, çocuk yeniden uyum sürecine girer ve ailenin görüşmelere ayırdığı zaman tekrar harcanır.
Bu yükün en görünür tarafı çocukta ortaya çıkar. Küçük yaş grubunda bakım veren kişinin sık değişmesi uyku ve yemek düzeninde geriye gidişe yol açabilir. Okul çağındaki bir çocukta ise güvensizlik ve isteksizlik biçiminde kendini gösterir. İstanbul'da süreklilik, ulaşım süresi makul olan ve çalışma koşullarını baştan net bilen adaylarda belirgin biçimde daha yüksektir. Bu yüzden ilk anlaşmada yapılan küçük bir esneklik, altı ay sonra yeniden başlanacak bir arayıştan çoğu zaman daha az maliyetlidir.
Beklentiyi Gerçekçi Kılan Şey
İstanbul'da bakım arayışını kolaylaştıran tek bir formül yoktur. Ancak beklenti listesini önem sırasına dizmek, listeyi kısaltmaktan daha çok işe yarar. Aileler genellikle beş altı beklentiyi aynı anda karşılamak ister ve hiçbirinden ödün vermeye yanaşmaz. Oysa deneyim, mesafe, esneklik ve ücret aynı anda en üst düzeyde karşılanamaz. Hangi iki başlığın vazgeçilmez olduğuna karar veren aile görüşme sayısını azaltır ve daha kalıcı bir eşleşme kurar. Sürecin kurumsal bir yönlendirmeyle yürütülmesi bu sıralamayı kendiliğinden çözmez. Yalnızca eleme ve belge kontrolü tarafındaki yükü hafifletir, önceliği belirlemek yine ailenin işidir.




