TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundan Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi üzerine konuşan CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırloğlu RTÜK’ün taraflı, yandaş uygulamalarını eleştirdi.

Konuşmasında sabah kuşağı programlarına değinen Bakırlıoğlu RTÜK’ün muhalif tv kanalları ve Netflix gibi platformlara ceza yağdırdığını, buna karşın yandaş kanallardaki sabah programlarını görmezden geldiğini belirtti.

50 Yıllık Gazeteci Terörle İlişkilendirildi

CHP’li Bakırlıoğlu komisyonda yaptığı konuşmada; bugün televizyonculuk, yazarlık hayatındaki 50'nci yıl dönümünü kutlayan Ayşenur Arslan'ın "Medya Mahallesi" diye çok izlenen bir programı var sadece mimikleriyle terörle ilişkilendirmiş ve programın yapıldığı Halk TV'ye en üst sınırdan para cezası verilmiş, programa toplamda 5 defa durdurma cezası verildi. Benzer kararı Tele 1 kanalında Merdan Yanardağ'ın ifadeleri nedeniyle yedi gün yayın durdurma yani yedi gün ekran karartıldı, beş gün program durdurma ve 2 kez de para cezası verildi. Bu sadece iki örnek.

RTÜK Bunları Görmüyor

“İki elti birlikte yufkacıya kaçtı”

“Ayşe başka bir Ali mi buldu?”

Bağımsız ve eleştirel medya kuruluşlarının ekranları karartılırken, Türk halkı yandaş medya ekranlarında neler seyrediyor?

Mesela ATV'de bir sabah kuşağı programı "İki elti birlikte yufkacıya kaçtı” Hani nerede millî ve manevi değerler?
Mesela bu çok enteresan: ekranda altyazıda neler yazıyor? "Altı aylık bebeğin babası Cengiz değil mi?" "'Cengiz çocuk bendense...' dedi. Peki, neyi kastetti?" "Kafaları karıştıran büyük şüphe."

İnanabiliyor musunuz, programda söz konusu edilen altı aylık bir bebek.

Ve bu altı aylık çocuğun biyolojik babasının kim olduğu günlerce tartışılıyor, DNA testi yapılıyor yandaş ATV ekranlarında.

Bir de 7 kocalı bir kadın var. "Ali'm beni çok kıskandı. Ayşe başka bir Ali mi buldu?" Ekrandaki alt yazılar bunlar maalesef.

Hani millî değerler? Hani aile? Hani aile birliği?

RTÜK olarak bunlara nasıl izin veriyorsunuz?
Hele bir de Palu ailesi var ki hiç girmeyelim o konuya. Türk ekranlarında bu ailenin yaptıkları günlerce konuşuldu, sonuç cezasızlık.

Ayşenur Arslan ceza alıyor, Merdan Yanardağ cezalandırılıyor, ama bu programlar ekranlarda yayınlanmaya devam ediyor.
Kanallara 20 Milyon Lira Para Cezası

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kanununa göre kurumun görevi nedir? "Radyo ve televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri sektörünü düzenlemek, denetlemek amacıyla kurulmuş, idari, mali özerkliğe sahip tarafsız ve bağımsız kamu tüzel kişiliği..." denmekte ancak eylemlerinize ve vermiş olduğunuz kararlara, idari cezalara baktığımız zaman tarafsızlık ve bağımsızlıktan bahsetmek imkânsız.
2023 yılının ilk 6 ayında muhalif yayın çizgileriyle bilinen, bağımsız yayın yapan Halk TV, KRT, TELE1, FOX TV ve Flash Habere toplamda 20 milyon 649 bin idari para cezası kesilmiş olmasına rağmen iktidara yakın televizyon kanallarından sadece Beyaz TV'ye, o da 342 bin lira para cezası verilmiş.
    2022 yılındaysa muhalif, bağımsız medya kuruluşlarına toplamda 54 kez ceza kararı verilmiş ve toplam ceza tutarı 17 milyon 335 bin lira. Tam tersi iktidara yakın, bizim "yandaş" diye tabir ettiğimiz, herkese ağız dolusu küfür edilen, hakaret edilen, yalan haber yapılan kanallara ise sadece 4 ceza kararı verilmiş, toplam ceza tutarı ise 1 milyon 674 bin lira.
    2021 yılında da benzer durum var, oraya baktığımız zaman da iktidara yakın medya kuruluşlarına hiç ceza verilmemiş, sıfır ceza verilmiş, muhalif kanallara 71 ayrı yaptırım kararıyla toplamda 21 milyon 500 bin lira idari para cezası verilmiş yani bunlar yalnızca idari para cezaları, bunun yanında ekran karartma, program durdurma cezaları da var.

Bu ölçüsüz, orantısız ve Anayasa'ya aykırı verilen kararlar; iktidarın, özgür medyayı susturmak ve mümkünse yok etmek için RTÜK'ü bir araç olarak kullandığının bir kanıtıdır.

Bugün yapılan araştırmalarda basın özgürlüğü konusunda 180 ülke arasındaki yerimiz 155'incilik. İfadelerine yer verdi.
Akhisar Kazı Çalışmaları Yatırım Programına Alınmalı

Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesi görüşmelerinde Akhisar’da belediye olanaklarıyla başlayan kazı çalışmalarına dikkat çeken CHP’li Bakırlıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü.

Manisa Akhisar'da da -ki Akhisar'ın antik ismi "Thyateira"dır, İncil'de adı geçen şehirlerden bir tanesidir, iki defa geçmiştir, Hristiyanlar için önemli bir merkezdir- burada eski hastane höyüğü dediğimiz yerde 2011 senesinde bir kazı çalışması başlatıldı; bu, belediye imkânlarıyla 2021 yılına kadar götürüldü ancak o tarihten sonra imkânsızlıklar nedeniyle, bir de kazı çalışmaları sırasında kullanılan binanın deprem dolayısıyla yıkılması nedeniyle ara verildi. Belediyenin kendi imkânlarıyla böylesi önemli bir kazıyı yapma şansı yok çünkü hakikaten beş bin yıl öncesine dayanan bir tarihi söz konusu, orada Apollon tapınağına rastlanıldı, tapınağın hemen üzerinde de Bizans döneminden bir kiliseye rastlanıldı, çok da büyük bir alan değil. Bu konuda, arkeolojik kazılarla alakalı yatırım planına Akhisar'daki kazı çalışmalarını da eklerseniz seviniriz.  

Editör: Mustafa Özdemir