Üstad: Haydar CANLI
Çırak :Abbas USTA
ESEN YELDEN ÖĞRENSİN
Üstad:
Beni seven dostlarım,sakın ona demeyin;
Ne kadar yandığımı bakıp külden öğrensin.
Bir bülbülün çektiği bütün cevr ü cefayı,
Dikenlere sormasın,gonca gülden öğrensin.
Çırak:
Lal, sağırı oynayın, her şeyi de görmeyin,
Aşkıyla öldüğümü, çalan telden öğrensin.
Bu kara haberimi, amansızca vermeyin,
Kanlı gözyaşıyla akan selden öğrensin.
Üstad:
Onsuz iken çileden çıkmak nasıl olurmuş,
Gecelere bin kurşun sıkmak nasıl olurmuş,
Bir aşk için dünyayı yakmak nasıl olurmuş;
Dinlesin türkümüzü sarı telden öğrensin.
Çırak:
Onsuz aldığım nefes beni nasıl boğarmış,
Bir gecede simsiyah saçım nasıl ağarmış,
Saçının bir tek teli dünyalara değermiş,
Göğsümde sakladığım o bir telden öğrensin.
Üstad:
Kanatsız uçamayan garip kuşu bilmezse,
Bazen kafayı çekip,üçü beşi bilmezse,
Onun için döktüğüm onca yaşı bilmezse,
Dünyayı harab eden ,coşan selden öğrensin.
Çırak:
Her gece kabuslarda uyandığım uykudan
Artık uyumuyorum, kabuslardan korkudan,
Onu bahtıma yazıp, bahtım ile okutan
Rabbim, Allah Celle Celâlû'dan öğrensin..
Üstad:
Yalvarırım demeyin,merakından çatlasın,
Seni seviyor demen;aşkını isbatlasın,
Bulunduğu zirveden bu gönlüme atlasın,
Onun için çırpınan bu gönülden öğrensin.
Çırak:
Ömründe bir gün ola, merak ederse beni,
Bırakın gelsin görsün, onu candan seveni.
Ben gönlümden sürgünüm, yüreğim özler seni,
Ahvalim nice benim, yaban elden öğrensin.
Üstad:
Bir kez bakıp da görse,sevgim dağlardan yüce,
Onsuzken gözlerime asit döküyor gece,
Onun için çok şiir yazdım ben hece hece,
Tüm zamanlar adını anan dilden öğrensin.
Çırak:
Ferhat sayarsa beni, kendisi Leyla'mıdır
Gönül dertli bir bülbül, aşkı Vaveyla mıdır.
Zalim aşkıyla yaktı, güneşle ayla mıdır.
Sevdamı ince süzen, ipek tülden öğrensin.
Üstad:
Dilek tuttum binlerce,ağaca bez bağladım,
Kanayan yaraları sararken tuz bağladım,
Ağustos aylarında donarak buz bağladım,
Onsuz üşümek nedir;esen yelden öğrensin.
Çırak:
Falcı bile şaşırdı, falda gördüklerine,
Hiç bir kul böyle sevmez, güldüm dediklerine,
İçim yine kanadı, yaram düştü derine,
Bu gönlümden yolduğu, gonca gülden öğrensin.
Üstad:
Haydar’ın çok perişan olduğunu demeyin,
Onsuzken boynu bükük kaldığını demeyin,
Azrail’in kapıyı çaldığını demeyin;
Ona ölüm gelince Azrail’den öğrensin.
Çırak:
Garip Abbas sırrını saklar ebede kadar,
Demeyin o zalime, tanımadım başka yâr,
Beni ona anlatın deyin ki çok bahtiyar,
Türkümüzü söyleyen, her bir kuldan öğrensin.
Güncel
Eğitim
Magazin
Çok Okunanlar
Akhisar’da Kaldırım İşgallerine Sıkı Denetim
Manifest Üyesi Mina Solak, Akhisar Köftesinin Tadına Baktı
Dünya Şampiyonu Bükrenaz Sert, Akhisar Belediyesi’nde Ağırlandı
Akhisar Ticaret Borsası Seçimleri Öncesi Gözler Kulislerde
Altın Fiyatlarında Yeni Haftaya Hareketli Başlangıç