Üstad:Haydar Canlı

Çırak:Abbas Usta.

GÖZÜMDE TÜTÜYORSUN 




Üstad:
Çok gece uyumadan sabahları bekledim,
Öfkelenip kaşını çattığını düşünüp.
Ayakta duramayıp yerlerde emekledim,
Kalbinden söküp beni attığını düşünüp.
Çırak:
Kabusum oldu çok kez, bana nazar edişin,
Rüyalarımda fırça attığını düşünüp,
Dizlerimin bağını, her halinle çözüşün
Gönül terazisinde tarttığını düşünüp.
Üstad:
Bazense yorgunluktan bir köşeye yığıldım,
Kabusların içinde neredeyse boğuldum,
Sanki paramparçayım her tarafa dağıldım,
Bana veda etmeden gittiğini düşünüp.
Çırak: 
Arkan sıra zar eden gözlerim de yoruldu,
Kan revan olan yaşı, gör sonunda duruldu,
Gönül sarayım viran, sebepkâr-ı soruldu
O yâr'dır diyemedim, gittiğini düşünüp.
Üstad:
Hıçkırık seslerimle kabuslardan uyandım,
Kulağın çınladı mı senin ismini andım,
Korkunun ateşiyle sanki kavrulup yandım,
Nedense bu sevdanın bittiğini düşünüp.
Çırak:
Yastığa başım koysam, karşımda hayelin var,
Bilmem ki bu cihanda ben gibi kimler anar,
Senin bu aşk dediğin beni sabırla sınar
El cevap, bu aşkımın yittiğini düşünüp.
Üstad:
O beni sever diye kapılırım hevese,
Ne kadar da muhtacım, senden gelecek sese,
Huzurumu bozuyor şeytan verip vesvese,
Beni hiç acımadan sattığını düşünüp.
Çırak:
Ne çare başka bir hal, başka yolum kalmadı,
Bir Yasemin'den başka, açan gülüm kalmadı.
Sende beni sınama, gör mecalim kalmadı,
''Gönlüm Gurbete Sürgün'' ettiğini düşünüp.
Üstad:
Hayır, yapmaz diyorum, ben yârimi tanırım,
Ne kadar da aptalım, kendimden utanırım,
Elimde değil gülüm yorganı kıskanırım,
Bir yorgana sarılıp yattığını düşünüp.
Çırak:
Seni kınamak için dilim dönse keserim
Ben sana pervaneyim, bir ben sana eserim
Sana dünyalar değil, işte kurbandır serim
Aşkımdan muhabbeti tattığını düşünüp.
Üstad:
Günlerdir uykusuzum, ne kadar da yorgunum,
Ağzımı bıçak açmaz, ölü gibi durgunum,
Geçmek bilmiyor diye saatlere dargınım,
Gözlerimde ne kadar tüttüğünü düşünüp.
Çırak:
Günler, haftalar geçti, gözlerim hala yolda
Aşkına mahkum oldum, buna bir çare bulda
Alıp beni tutsalar günlerce karakolda
Yine umudum sende, unuttuğunu düşünüp.
Üstad:
Sensiz geçen geceler Haydar’a zor geliyor,
Bir türlü sığmıyorum odalar dar geliyor,
Biri geçse sokaktan, sanırım yar geliyor;
Ayrılığın canına yettiğini düşünüp.
Çırak:
Sensiz geçen günlere, sazım bile zâr eder, 
Garip Abbas böylesi yaşamaktan âr eder
Hangi seven gönüller ayrılıktan kâr eder
Nar-ı Vuslata yanıp, tüttüğünü düşünüp.