SINANDIĞIM GÜNLER

Zemheride alev aldım alıştım,
Ağustasda dona kalan bir kıştım,
Son lokmamı yavrum ile kırıştım,
Yoksulluğa sürüldüğüm günlerdi.

Gece saat üç ile dört arası
Gökler yere serdi gözün karası
Sanırsın ki yer yüzünün darası,
Teraziye vurulduğu günlerdi..

Önce kızıl ışık düştü yerlere,
Şavkı vurdu, pencereden evlere
Koca şehir yeskan olup her yere
Yıkım için verildiği günlerdi.

Kimi ağlar sesi, gözünde yaşı,
Kiminin kolları kiminin başı,
Kiminin anası, bacı-kardeşi
Kanlarıyla görüldüğü günlerdi..

Kabarmış denizler, yutmuş şehiri,
Yüzüne mi vurmuş insanın kiri,
Kepçeler kazıyor bitmez çukuru
Bu aklımın yorulduğu günlerdi.

Allah'ım imtahen etmişti kulu
Kiminin varlığı, sağ kalan kolu,
Kimi kızın arar kimi oğulu
Umutların kırıldığı günlerdi..

Takadım tükendi,gücüm tükendi,
Buhranlar içinde, sabırım yendi,
İnna lillah nidaları söylendi
Tüm ruhların dirildiği günlerdi.

Ne nesahat, nede öğüt kar eder,
Yetim kalmış körpe yavru zâr eder,
Mevlam her düzeni istikrar eder
Hayrın-şerre karıldığı günlerdi..

Can-canana küserimiş öğrendim.
Hakk bilmeyen cahillerde iğrendim.
Can havlinde şükredene imrendim
Kelamlerin kırıldığı günlerdi.

Anam mahsum öyle bakar elime,
Babam gizli gizli ağlar halime,
Kalbimden bir feryat gelir dilime
Susarkende yorulduğum günlerdi.

Allah'ım bir daha vermesin geri,
Yoklukta terk eder insanı YÂR'i
Şükürler gelipte geçtiler gari,
Yâr'in yâr'e darıldığı günlerdi..

Bir felaket, bir afetki sebep sır
Gözlerim kan ağlar, ayaklar nasır
Her bir nefes sanki geçmez bir asır
Gören gözün kör olduğu günlerdi..

Garip Abbas der Zelzele gelince
Kabre koydum sevdiklerim elimce
Dayanması ne zordur Yâr ölünce
Her an Selâ verildiği günlerdir.