Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük Budak, sedef hastalığında doğru beslenmenin semptomların şiddetini azaltmada önemli rol oynadığını belirterek, hastalığa uygun beslenme alışkanlıklarının yaşam kalitesini yükseltebileceğini söyledi.

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 2’sini etkileyen sedef hastalığının, kronik seyirli ve iltihapla ilişkili bir deri hastalığı olduğunu ifade eden Budak, hastalığın genellikle diz, dirsek, saçlı deri, göbek ve bel bölgesinde kızarıklık ve pullanma şeklinde ortaya çıktığını belirtti.

Beslenme semptomları hafifletebilir

Sedef hastalığında beslenmenin doğrudan tedavi edici olmadığını ancak belirtilerin kontrol altına alınmasına destek olabileceğini vurgulayan Budak, “Beslenme düzeninde yapılacak doğru değişiklikler, cilt lezyonlarının şiddetini azaltarak hastanın günlük yaşamını daha konforlu hale getirebilir. Ancak her bireyin metabolizması ve hastalık seyri farklıdır. Bu nedenle diyet değişiklikleri mutlaka kişiye özel planlanmalıdır” dedi.

Anti-enflamatuar besinler öne çıkıyor

Sedef hastalığının iltihap temelli bir rahatsızlık olduğuna dikkat çeken Budak, anti-enflamatuar özellik taşıyan besinlerin beslenme planında öncelikli olması gerektiğini ifade etti. Meyve ve sebzeler, balık, ceviz ve keten tohumu gibi omega-3 yağ asitlerinden zengin gıdaların bu süreçte fayda sağlayabileceğini belirten Budak, ıspanak, pazı ve lahana gibi yeşil yapraklı sebzelerin de folat içeriği sayesinde vücuttaki iltihabi yanıtı azaltmaya yardımcı olabileceğini söyledi.

İşlenmiş gıdalara dikkat

Antioksidan yönünden zengin meyve ve sebzelerin serbest radikallerin yol açtığı hücresel hasara karşı koruyucu etkisi bulunduğunu dile getiren Budak, bazı araştırmalarda kırmızı et ve yoğun şekilde işlenmiş gıdaların sedef belirtilerini artırabildiğinin öne sürüldüğünü aktardı. Bu nedenle protein ihtiyacının beyaz et, balık ve baklagillerden karşılanmasının daha sağlıklı bir tercih olacağını belirtti.

Hassasiyetler gözlemlenmeli

Bazı sedef hastalarında gluten ve süt ürünlerine karşı hassasiyet görülebildiğini ifade eden Budak, “Bu tür gıdaların belirtileri tetikleyip tetiklemediği dikkatle gözlemlenmeli. Şekerli ve işlenmiş ürünlerin de iltihaplanmayı artırabileceği unutulmamalı ve mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır” dedi.

Su tüketimi önemli

Bol su tüketiminin cilt sağlığını desteklediğini ve cildin nem dengesinin korunmasına yardımcı olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük Budak, sedef hastalarının günlük su tüketimine özen göstermesi gerektiğini vurguladı.

Budak, beslenme düzeninde yapılacak değişiklikler öncesinde mutlaka bir sağlık uzmanına danışılmasının önemine dikkat çekerek, bilinçli ve dengeli bir yaklaşımın hastalık yönetiminde en etkili yol olduğunu sözlerine ekledi.