Ancak bu tablo, ilin genç işsizlik sorununu gizlemiyor. TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde genç işsizlik oranı yüzde yirminin üzerinde seyrederken, Manisa gibi sanayi ağırlıklı illerde bu oran genel istihdamın çok üzerinde kalmaya devam ediyor. Sorun arz değil, eşleşme.

Manisa her yıl binlerce üniversite ve meslek yüksekokulu mezunu üretiyor. Aynı dönemde yerel işverenler nitelikli eleman bulmakta güçlük çektiğini ifade ediyor. Bu çelişki yapısal: Mezunların taşıdığı yetkinlikler ile işverenlerin aradığı profiller arasındaki makas giderek açılıyor. Üretim sektörü dijitalleşiyor, ERP sistemleri, otomasyon ve veri odaklı lojistik süreçler yaygınlaşıyor. Ancak bu dönüşüme ayak uydurabilen genç iş arayanların sayısı, talebin çok gerisinde kalıyor.

Erkek Tişörtleri ile Tarz Yaratmanın Püf Noktaları
Erkek Tişörtleri ile Tarz Yaratmanın Püf Noktaları
İçeriği Görüntüle

Kamunun bu alana verdiği yanıt büyük ölçüde İŞKUR programlarıyla sınırlı. Mesleki kurslar, sübvanse istihdam ve staj planları, yüzey düzeyinde bir müdahale sunuyor. Ancak bu programların yapısal zayıflıkları giderek daha görünür hale geliyor. Kurs müfredatları piyasa talebinin yıllar gerisinde kalıyor. Yerleştirme metrikleri, kursa kayıt sayısını ölçüyor; iş tutunmasını değil. Ve en kritik nokta: Teknik ve beyaz yakalı roller, İŞKUR'un etkin erişim alanının tamamen dışında kalıyor. Deep learning recruitment gibi uzmanlık gerektiren işe alım süreçleri, kamu kurumlarının sahip olmadığı alan bilgisi ve değerlendirme altyapısı gerektiriyor. Yapay zeka ve makine öğrenmesi pozisyonlarında aday elemesi, İŞKUR'un mevcut kapasitesiyle yapılabilir bir iş değil.

Manisa'da özel sektörün talep ettiği profiller de dönüşüyor. Artık salt üretim hattı operatörü değil, dijital süreçlere hakim, veri okuyabilen, çok sistemli ortamlarda çalışabilen hibrit profiller aranıyor. Bunun yanı sıra ilde yazılım ve ürün geliştirmeye yönelen şirket sayısı artıyor. Bu şirketlerin bir kısmı saas development outsourcing yolunu seçerek yazılım geliştirme kapasitesini dışarıya devrediyor; ancak bu model beraberinde yeni bir yerel talep yaratıyor: Proje koordinatörleri, teknik irtibat noktaları ve ürün süreçlerini anlayan ara profiller. İŞKUR bu profilleri ne tanımlayabiliyor ne de etkin biçimde kaynağından bulabiliyor.

Özel işe alım firmalarının bu tablodaki rolü tam da burada netleşiyor. Kamu programlarının yapısal olarak ulaşamadığı yerde, özel istihdam danışmanlığı devreye giriyor. Yetkinlik bazlı eleme, işveren markası danışmanlığı ve pasif aday kaynağı bu firmaların temel değer önerileri. Manisa'nın hızlı büyüyen orta ölçekli sanayi şirketleri için bu yaklaşım artık bir lüks değil, nitelikli işe alımın tek sürdürülebilir yolu haline geliyor. İç İK altyapısı yetersiz olan bu şirketler, rol tasarımından piyasa beklentisi yönetimine kadar uzanan bir danışmanlık ihtiyacı duyuyor.

Manisa'daki genç işsizlik sorunu, arz fazlasından değil eşleşme yetersizliğinden kaynaklanıyor. Kamu programları hacmi hedefliyor; ancak niteliksel eşleşmeyi, özellikle teknik ve hibrit roller için, sağlamaktan uzak kalıyor. Bu açığı kapatmak için İŞKUR ile uzman işe alım firmalarının daha yakın iş birliği yapması kaçınılmaz görünüyor. Aksi takdirde Manisa'nın yetenekli gençleri, kendileri için tasarlanmamış programların içinde kaybolmaya devam edecek.