Akhisar’ın Göcek Mahallesi’nde yaşayan 54 yaşındaki Eşref Cengiz, çocukluğundan bu yana hayatını tütün üretimiyle sürdürüyor. Dedelerinden babasına, oradan da kendisine miras kalan tütün tarımı sayesinde iki çocuğunu okutmayı başardığını söyleyen Cengiz, biri öğretmen diğeri mühendis olan evlatlarıyla gurur duyuyor.

Gece saatlerinde eşi Hatice Hanım ve komşularıyla birlikte tütün kırarken konuştuğumuz Eşref Cengiz, yıllardır değişen tarım politikalarına rağmen üretimi bırakmadığını vurguladı.

“Dedemler, babamlar hep tütün dikti. Ben de çocuklarımı bu tarlalarda çalışarak büyüttüm. Onları okutmayı başardım ama nafakamız için hâlâ tütün dikiyoruz, kırıyor, kurutuyor ve satıyoruz” diye konuştu.

“Eskiden Tekel vardı, şimdi tüccara bağlıyız”

Tütün yasasında yapılan değişikliklerin üreticiyi büyük ölçüde etkilediğini belirten Cengiz, geçmişte Tekel’in alım yapmasıyla piyasada rekabet olduğunu, ancak bugün sadece tüccarlarla yapılan sözleşmeler üzerinden üretim yapılabildiğini aktardı.

“Önceden Tekel fiyat açıklardı, tüccarlar da alım yapardı. Şimdi öyle değil. Daha tütün dikmeden tüccarla sözleşme imzalıyoruz. Bu yıl 25 dönüm tütün diktim, yaklaşık 2 ton ürün bekliyorum. 305 TL üzerinden anlaştık. Önceden çelik iğnelere dizer, kargılarda kuruturduk. Şimdi ızgaralarda özenle kurutup mukavva kutulara yerleştiriyoruz” dedi.

“Tütün parası bereketli”

Tütün tarımından kazandığı gelirle çocuklarını okutmanın kendisine gurur verdiğini ifade eden Cengiz, “Oğlum mühendis, kızım öğretmen oldu. Onlar da bizimle tarlada çalıştı ama derslerini aksatmadılar. Şimdi yuvalarını kurdular. Ben ise gücüm yettikçe birkaç yıl daha tütün dikmeye devam edip emekli olmak istiyorum” diye konuştu.

Göcek Mahallesi’nin 10 kilometre uzağındaki tütün tarlasında imece usulü çalışan Cengiz ailesi, yaz sıcağına rağmen üretim geleneğini sürdürmeye devam ediyor. (HALDUN AKYÜZ)