Üstad:Haydar Canlı,
Çırak:Abbas Usta.
BİZ
Üstad:
Eski dostluklar vardı:Tıpkı lale,gül gibi,
“Resul-i Zişan ile aynı Cebrail gibi”,
Dostum peşimde gezer,bu gün Azrail gibi;
Dostluğun sağladığı sihirleri bozduk biz.
Çırak:
Dar gününde, zor gününde,birtek dostun arardı,
Merhem sürüp yaraların, elleriyle sarardı,
Dost sofrası, cana derman, elh-i muhabbet vardı,
Yiyip içip, şükretmedik, şükürleri bozduk biz.
Üstad:
Günahlar çeşit çeşit,hepsinden biraz tattık,
Az menfaat uğruna dine hurafe kattık,
Başlık parası alıp,kızları resmen sattık,
Allahın emri olan mihirleri bozduk biz.
Çırak:
Gece gündüz abdest ile gezen ecdadı unuttuk,
Ecnebinin yaşayışı, bizi mest etti, sapıttık
Cami, Ezan, Kur'an neymiş, diyenleri lider tuttuk,
Kafirlere müstehaktı, kâhhârları bozduk biz.
Üstad:
Bir masal ülkesiydik,daim mutlu yaşardık,
“Kükremiş sel”gibiydik,her engeli aşardık,
Beş bin yıllık tarihte mucizeler başardık,
Bu masal mutlu bitmez,ahirleri bozduk biz.
Çırak:
Dedemin masallarında, kahraman Türk'ler di hep,
Düşmanının karşısında, Aslandı Kükrerdi hep
Er meydanı, yaman zordu, düşmanı ürkerdi hep,
Geldi geçti masal gibi, devirleri bozduk biz.
Üstad:
Sonra ne oldu bilmem,zengin fakir ayrıldı,
Fakirler hor görülüp,zengin olan kayrıldı.
Site’ler devlet sanki,”GİRİŞ YASAK”,duyruldu,
Ataların mirası,şehirleri bozduk biz.
Çırak:
Televizyon, Radyo çıktı, hayatımız renklendi,
Dallas çiftliğinde olanlar bize de eklendi,
Ne gördüysek filimlerde, ana- babadan beklendi,
Ana- baba duasını, kahırları bozduk biz.
Üstad:
Deredeki taşların hepsini akik sandık,
Pörsümüş menekşeyi görüp şakayık sandık,
Devlet tembelleştikçe,her işte dakik sandık;
Birazcık rüşvet verip,tehirleri bozduk biz.
Çırak:
El öpen o dudaklardan küfürlere alıştık,
Ana- babadan ayrılıp, moruklara karıştık,
Fatih'in Aslanları biz, kamlumbağayla yarıştık,
Pırsık korkak olup çıktık, mâhirleri bozduk biz.
Üstad:
Sonradan görmeleri seçerek baş eyledik,
Onlar seçilsin diye nice savaş eyledik,
Değerini düşürüp,Yakutu taş eyledik,
Üç kuruş kazanç için safirleri bozduk biz.
Çırak:
Devletin evraklarına abdestsiz imza atmayan,
Millet için dua edip, aylarca gece yatmayan,
Altı kıtaya hükm edip malına haram katmayan
Sultan'ı, Hân'ı bir yana, zâkirleri bozduk biz.
Üstad:
Eğitmeyi unuttuk asi oldu sabiler,
Bilmez kimin ümmeti,bilmez kime tabiler,
Irmaklara bir bakın,kayboldu tüm debiler,
Her yandan pislik akar,nehirleri bozduk biz.
Çırak:
Meyhanede babasıyla içenlerden umut ettik,
Medeniyet saftasıyla, namussuz ,ardan geçtik,
Baldır -bacağı örtmeyen, modern etekler biçtik,
O canım entarileri, şalvarları bozduk biz.
Üstad:
Köpekler şehre indi,taşları bağladılar,
Suçlu suçsuz demeden başları bağladılar,
Yılan sokmasın diye dişleri bağladılar,
Yılan bile utandı,zehirleri bozduk biz.
Çırak:
Soysuzlar, başa geçtiler, asillerse haramzade
Hain, kalleş itibarı görür haddinden ziyade,
Ben öz Yurdumda Garibim, atıldım öylece yâdâ
Milleti canından özge severleri bozduk biz.
Üstad:
Nasrettin Hoca gibi bindiğim dalı kestim,
Getirip mayın koyup,geçtiğim yolu kestim,
Fikir üretir diye konuşan dili kestim,
Ne ölçü,ne durak var,şiirleri bozduk biz.
Çırak:
Düştük ya, tutup kaldıran elleri kana buladık,
Kafirleri dost edinip, has müslümana uladık,
Kerkük'te Türkmenleri, daha Irak'a yolladık,
Gönüllerde kurulu Saray-ı Mahmurları bozduk biz.
Üstad:
Sağcı-solcu dediler kardeşe kurşun attık,
Kürt-Türk diye böldüler,onlara çanak tuttuk,
Gencecik yiğitleri çok da ucuza sattık,
Kurşunlar konuşuyor,fikirleri bozduk biz.
Çırak:
Aklım yeni ermekteydi, yıl yetmiş dokuz seksende,
Her ne yana dönsen zulüm, bir tekme tokat ensende,
Kahrımdan ölüyorum, aman be adam sen de,
Diyenleri de solladık, münkirleri bozduk biz.
Üstad:
Vatanı tehlikede “Ebabil”kuşu bekler,
Teröre lanet için internet tuşu bekler,
Kafasında kırk tilki,namazda huşu bekler;
Kıyam,kıraat dursun;tekbirleri bozduk biz.
Çırak:
Ben atamdan böyle gördüm, Evlat Vatan için doğar,
Vatan için ölmeyenler, bu Vatan'a nasıl sığar,
Atiyi aydınlık gördüm, analar Kahraman doğar,
Yeislere kapılıpta, Kara Bekir'leri bozduk biz.
Üstad:
Mehmetler şehit olur,tv’de müzik sesi,
“Millet başın sağ olsun”diyen ÜÇ EZİK sesi,
Şehit evlerindense duyulur BEŞİK sesi;
Yedi düvel denilen kafirleri bozduk biz.
Çırak:
Bir İftar menüsü var şampanyadan sos öneren,
Dört bir yanım düşman dolu, başımıza çorap ören,
Milletle kör ebe oynar, varmıdır olanı gören,
Meclis-i Mebusanda Sefirleri bozduk biz.
Üstad:
İşsizlik hiç kalmadı;bozmayı iş edindik,
Her gün şehit ağıdı yazmayı iş edindik,
Haydar’ın sözlerine kızmayı iş edindik,
Kelimeler başı boş,nesirleri bozduk biz
Çırak:
Düzeni sağlam olanın işlerine suktuk çomak,
Garip Abbas böyle bildi, böyle yaşar hep alnı ak,
Gözümüzde yaş değişti, bir başka oldu ağlamak,
Kanlı gözyaşıyla akan nehirleri bozduk biz.