CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, limanların sözleşme sürelerinin uzaltılmasına tepki gösteren bir açıklama yaptı.

Bakırlıoğlu yaptığı açıklamada; "Daha önce özelleştirilen limanların sözleşme sürelerinin uzatılmasına ilişkin yasadan yararlanan limanların ek sözleşme bedellerinin olması gerekenden çok düşük kalması akla peşkeş iddialarını getirdi.

Bilindiği üzere, 22 Aralık 2022’de kabul edilen 7429 sayılı torba kanun ile 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkındaki kanuna geçici 31. madde eklenmiş ve bu sayede daha önceden özelleştirmesi yapılmış olan limanların sözleşme sürelerinin, ihalesiz bir biçimde, rekabet oluşmadan 49 yıla çıkartılmasının önü açılmıştı.

Benzer girişim daha önce de meclis gündemine gelmiş partimizin yoğun muhalefetine rağmen yasalaşmıştı. Cumhuriyet Halk Partisi bu kanunu Anayasa Mahkemesine götürmüş ve Mahkeme oy birliği ile iptal kararı vermişti.

Anayasa’ya aykırılığı mahkeme tarafından da hükme bağlanmış, ihalenin yani rekabetin olmadığı bir ortamda yapılacak olan süre uzatımının kamu zararına neden olacağını defalarca dile getirmiştik.

Yapılan ek sözleşme bedellerine bakınca ne kadar ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkıyor.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığının verdiği bilgilere göre sözleşme süresi uzatılan limanlara baktığımızda hepsinin geçmişte 30 yıllık sözleşme yapan liman işletmeleri olduğunu görüyoruz. Dolayısı ile yasa ile hepsi de 19 yıl sözleşmelerini uzatmış oluyorlar.

Geleceğimizi Satıyorlar

AKP daha önce özelleştirilmiş olan limanların sözleşme süreleri dolmadan, sözleşme sürelerini 49 yıla çıkartmakla geleceğimizi ipotek altına almış oldu.

Listede en dikkat çeken liman işletmelerinin Antalya ve Galataport limanları olduğunu görüyoruz.

Biz bu söz konusu kanun teklifi görüşülürken, kanun teklifinin adrese teslim olduğunu, sözleşme süresinin bitmesine 7 yıl kalan Antalya Limanını 140 milyon dolara devralan Katarlılara ısmarlama bir kanun olduğunu defalarca dile getirmiştik.

Sözleşme rakamlarına bakıldığında devletin ne kadar zarara uğratıldığını üzülerek görmekteyiz.

Biz bu kanun düzenlemesine hem anayasaya aykırılığı hem de kamu zararı oluşturacağı için amasız fakatsız karşıydık.

Sözleşme bedellerini belirleyen yöntemlere de karşı olduğumuzu, kullanılacak yöntemlerin gerçek değerleri vermeyeceğini her fırsatta dile getirmiştik. Öyle ki geçmişte yapılan ihaleler dolar üzerinden yapılmış olmasına rağmen yeni sözleşmeler TL'ye çevriliyor ve işte burada kamu zararı oluşuyor.

Katar’lılara Verilen Antalya Limanında Kamu Zararı 5.5 Milyar Lira

Örneğin Antalya limanı örneğinde zararın ne kadar büyük olduğunu görebiliyoruz. 

Antalya Limanı'nın sözleşmesi 1 milyar 941 milyon TL karşılığı 19 yıl uzatılıyor.

Sözleşmenin yapıldığı 27 Nisan 2023 tarihli dolar kurunu dikkate alırsak yaklaşık 100 milyon dolara 19 yıl sözleşme süresi uzatılıyor.

Oysa Katarlı bir şirket Antalya Limanı için 2021 yılında kalan 7 yıl işletme süresi için 140 milyon dolar Global Holding'e ödeme yapmışlardı.

Devlete ise 19 yıl için 100 milyon dolar ödeme yapacaklar.

Antalya Limanı için güncel fiyatı olan 20 milyon dolar/yıl üzerinden bir hesaplama yapılsa 19 yıl için 380 milyon dolar, sözleşme tarihindeki kura göre ise yaklaşık 7,4 milyar TL rakamına ulaşıyoruz.

Sadece Antalya Limanındaki kamu zararı 5,5 milyar TL

Galataport’ta Zarar 3,7 Milyar Lira

Benzer durum Galataport Limanında da söz konusu.

Galataport 2013 yılında 30 yıllığına, 702 milyon dolar bedelle Doğuş Holdinge ihale ediliyor.

19 Ocak 2023 tarihinde yapılan sözleşme ile sözleşme süresi 4 milyar 659 milyon TL bedelle 19 yıl uzatılıyor.

Yasa gereği 2013 yılındaki 702 milyon dolar o günkü kur ile TL'ye çevriliyor, enflasyon farkı alınarak günümüz değerine ulaşılıp bir yıllık eder belirlenip 19 yıl ile çarpılıyor.

Tabi bu hesabı TÜİK'in fiyat endeksine göre yapıyorlar. Oysa özelleştirme bedeli TL’ye çevrilmese çok farklı bir sonuç çıkıyor.

Devlet 2013 yılında dolar üzerinden ihaleye çıkıyor, yıllık 23 milyon 400 bin dolar bedel ile 30 yıllığına toplamda 702 milyon dolara Doğuş Holding ihaleyi alıyor.

Sözleşme uzatımı bu rakamlar üzerinden yapılmış olsa 19 yıl işletme bedelinin 444 milyon 600 bin dolara yani sözleşme yenileme tarihi kuruna göre 8,4 milyar TL rakamına ulaşıyoruz.

Bizim hesabımıza göre Galataport'ta ki kamu zararı 3,7 milyar TL

Sadece iki limandaki devletin zararı 9,2 milyar lira.

Üç Kuruş İçin Limanlar Peşkeş Çekildi

Bunun adı hesap bilmezlik değil. Maalesef ülkenin en önemli limanları üç kuruş para için kişiye özel yasa çıkarıp, devletin kaynakları yabancılara, yandaşlara peşkeş çekilmiştir.

Bunun adı özelleştirme değildir. Bunun adı hazineye kaynak yaratmak da değildir. Böyle bir özelleştirme anlayışı olamaz.

Bu limanlar için bu gün özelleştirme ihalesi yapılsa kat ve kat fazla paraya satılacaktır.

Ama bunlar ne yaptı. Ek sözleşme bedeli adı altında alacakları paralarla limanların sözleşme sürelerini 19 yıl uzatmışlardır.

Aslında geleceğimizi satmış oldular." dedi

Editör: Mustafa Özdemir