Türkiye ve Misyonerlik

Abone Ol

 Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; Türk ulusunu büyük bir kuşatmadan kurtarmanın yollarını çok muazzam bir strateji hazırlayarak vatanının milletinin şeref ve onurunu korumuştur. Bu şeref ve onur dünya üzerinde kendisini Türk hisseden bir kişi kalana kadarda sürecektir.

Çanakkaleden geçemeyenlerin içimize medeniyet sembolü edasıyla girip vatanımızda pkk kanlı örgütünü üretip bizi bize kırdırmışlardır. Kardeş kardeşe düşman edilmiştir. Şimdide Türk topraklarında yaşayanları kimliklere bölmeye çalıştıkları gözlenmektedir. Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan memleketimizde gençlerimizi İCİLİ BİCİLİ söylemlerle, vaatlerle Hıristiyanlaştırma çalışmalarına devam edilip gelecek için dedikodu çizerliğine soyunulduğu da aşikardır. Bu tarz haçlı zihniyeti uygulamalarıdır.

Şu anda Türkiyemizde misyonerlik faaliyetleri adı altında bir çok düzmece senaryolar yazılmaktadır. Oyuncularda her zaman olduğu gibi kendisini bu millete yabancı hisseden kişilerdir. Kumpas adı gibi dış menşelidir.

Bunlardan biride Pontus faaliyetleridir. Trabzon merkez seçilmiştir. Öyle ki Ermeniciler, Rumcular, Yahudiciler oluşumu son yıllarda yaşadığımız olaylardan da görülmüştür. Trabzonun köylerinden gençler toplanıp bu misyonerlik faaliyetlerinin içine çekilmişlerdir. Trabzon, Maçka, Çaykara, Sultan Murat yaylasına turist adı altında gelip kelebek avladıklarını bir zamanlar söyleyenlerin nedense birden burunlarına uranyum, altın, bor kokusu gelmiştir. 

Amerikalı ve İsrailli oldukları belirlenen bu kişiler nereye gittiler. Yada ne yapmaktalar. Yeni buluşlar peşindeler mi. Yoksa icatlarını mı yazıyorlar. Yabancı menşeli olup Türkçe isim altında faaliyet gösteren bu şirketler şu an itibariyle denetleniyor mu.

Karadenize ULUSLAR ARASI SU ibaresini yapıştıracak kadar perçinleşen zihniyet, bizlere bu kadar çok celallenen medeniyet havarileri adeta Türk milletini medeniyet çöplüğü içine gömmek için neden mücadele etmektedirler. Bu insanlar daha ne kadar civelekleşecek.

“VATANIMIZIN “DÖRT BİR YANI İNSANIYLA” ALINAN BU TOPRAKLARIN DOĞASI İÇİNDE KENDİNİ BİLMEZ SKANDAL ÜRETİCİLERİNİN NELER KONUŞTUKLARINI BİR DUYUN!
“YÜCE ATALAR”
“YÜCE BEYLER”
“YÜCE ŞEHİTLER”

Hedef Türkiyenin huzur statüsünden çıkarılıp 2015 YILINA KADAR YIPRATILMASI MADDİ VE MANEVİ HER TÜRLÜ OYUNUN İÇİNE ÇEKİLMESİ DEĞİLDE NEDİR. Amerika tamamen yıpranmış sosyal yapısıyla kendisine bir hedef çizmiştir. Oda 2030 yılına kadar 9 trilyon dolar olan borçlarını bu bölgedeki enerji yatırımıyla çözmeye çalışma projesidir. 

Öldürülen gazetecimiz Hırant Dink üzerinden yapılan söylemler de yenir yutulur cinsten değildi. Türkçe, Ermenice, Kürtçe yazılan bu pankartlardaki ifadeler hala kulaklarımızdadır. Papaz Santoronun katledilişi toplumumuzu kıskaç altına almak isteyenlerin vatanımızı ve milletimizi nasıl GİRDABA sokmak istedikleri de hafızalarımıza kazılı vaziyettedir. Toplum olarak olayı kısa zamanda çözüp gerçeği anladığımızdan dolayı bu sıkıntımız atlatılmış; Acımız ise hala içimizdedir.
SKANDAL ÜRETİCİLERİNE DUYURULUR
Ezanların okunduğu, çanların çalındığı; ATATÜRKün kurmuş olduğu bu kutsal vatanımızda; Kim kendi çıkarları için para kazanmaya çalışıyorsa,
Kimin toprak bütünlüğümüzde gözü varsa,
Kimde gururunu ayaklar altına alıp kem gözle bu nadide vatana asil milletime göz koyuyorsa, Yalana ihanete son noktayı koymalıdır.
Ecdadımızdan gelen özelliğimizle Türk ne ezen ulus milliyetçiliğini ne de ezilen ulus milliyetçiliğini kabul eder.
Dili dini kökeni ne olursa olsun Türk sarar sarmalar. Merhameti sonsuzdur.
Ama “VATAN” “MİLLET” “ONUR” uğruna yapmayacağı çılgınlık yoktur.

SU. 

{ "vars": { "account": "UA-28910772-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }