banner234

Demokrasi Platformu Soma'yı Unutmadı

Akhisar’ın sivil toplum kuruluşlarından oluşturulan Demokrasi Platformu bileşenleri Soma da yaşanan maden kazasının 1. yıl dönümünde basın açıklaması düzenledi.

Demokrasi Platformu Soma'yı Unutmadı

 Akhisar’ın sivil toplum kuruluşlarından oluşturulan Demokrasi Platformu bileşenleri Soma da yaşanan maden kazasının 1. yıl dönümünde basın açıklaması düzenledi.

Akhisar Demokrasi Platformu Bileşenleri Soma da maden kazası sonucunda vefat eden 301 maden işçisinin 1. Yıl dönümünde yaşananları unutmadı. Olayla ilgili basın açıklamasını ADD Temsilcisi Hakan Dikilikaya okud. Maden kazasının doğal afet olmadığını, cinayet olduğunu nitelendirirken, hiçbir zaman unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını dile getirdiler.

Demokrasi Platformunun yapmış olduğu basın açıklaması;

YÜREĞİMİZ SOMA’DA! ÖFKEMİZ SOKAKTA!
KAZA DEĞİL, KADER DEĞİL, FITRAT DEĞİL, KATLİAM!
UNUTMAYACAĞIZ, AFFETMEYECEĞİZ!

Öncelikle hemen belirtelim ki; bugüne dek iş kazalarında, işçi cinayetlerinde kaybettiğimiz binlerce canımızın acısı yüreğimizde. Başta ailelerinin ve hepimizin başı sağolsun. Biz aslında iyi biliyoruz. İş cinayetleri ve işçi katliamları kader değildir. Olmamalıdır, engellenebilir, durdurulabilir. Yeter ki, çalışmaların öznesine insan konsun.

Yüzyılın en büyük işçi katliamı olan Soma faciasının yıldönümünü olan bugün yani, 13 Mayıs 2014’te Soma’da yaşamını yitiren tüm maden emekçilerini anmak için, artık katliama dönüşen iş cinayetlerine dikkat çekmek için, sorumlularının açığa çıkartılması için, iş cinayetlerinin durdurulması için AKHİSAR DEMOKRASİ PLATFORMU olarak tepkimizi ortaya koyuyoruz.

Öncelikle belirtelim ki, 13 Nisan’da başlayan, 301 maden emekçisinin ölümüne sebep olanların yargılandığı Soma davasının başından beri takipçisiyiz. Davada gerçek sorumluların açığa çıkarılması için de sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz.
Ne yazık ki böylesine büyük bir facianın ardından sorumluların görünen bir kısmının yargılandığı Soma davası bu haliyle kamuoyunu tatmin edecek bir tablo çizmemektedir.

Soma’da 13 Mayıs günü yaşanan facianın, bu katliamın sebebi, uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaştırma, rödovans, örgütsüzleştirme, sendikasızlaştırma, köleci çalışma sistemi; kamu madenciliğinin yok edilmesi ve kamu kurumlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim birikiminin dağıtılması gibi neoliberal politikalardır.

Soma’da yaşanan kaza değil cinayettir. 301 maden emekçisinin ölümü kader değil katliamdır. Bu katliamın gerçek sorumluları ise hala kamuoyu önünde hesap vermemiştir.
Ülkemizde Soma gibi bir facia yaşandıktan sonra dahi her ay onlarca emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmeye devam etmektedir.
Türkiye’de özellikle AKP iktidarı döneminde uygulanan politikalarla üretim; teknik bilgi ve alt yapı olarak  yetersiz, deneyimi ve deneyimli uzmanı bulunmayan kişi ve şirketlere bırakılmıştır. Kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması iş cinayetlerinin Soma’da olduğu gibi katliama dönüşmesine neden olmuştur.

Ülkemiz, iş cinayetlerinde, işçi ölümlerinde Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. Bu tablo AKP’nin iktidara gelmesiyle daha da vahim bir hal almıştır.

Bugün ülkemizde uygulanmakta olan neoliberal ekonomi politikaları sonucunda iş güvencesinin azalması, esnek çalışma biçimleri, çalışma koşullarının ağırlaşması; özelleştirme, sendikasızlaştırma ve taşeronlaşmanın yaygınlaşması; sosyal güvenlik ve güvenceden yoksun kayıt dışı işçilik ve çocuk işçi çalıştırma, yasal düzenlemelerdeki yanlışlıklar iş cinayetlerinin başlıca nedenidir.
Bugün işçiyi her türlü korumadan uzak bırakan, mühendis ve hekimi iş kazaları tazminatlarından sorumlu tutan, işvereni ve iş yaşamını denetlemekten sorumlu olan devleti ise her türlü sorumluluktan arındıran bir politika ile karşı karşıyayız.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda çalışma yaşamı koşulları açısından hem hükümetin hem de kamuoyunun olağanüstü hassasiyetle üzerine eğilmesi gereken son derece olumsuz bir tablo ile karşı karşıya olduğumuz tüm açıklığı ile ortadadır.
Bilimi ve tekniği hiçe sayan siyasi iktidar, gerekli düzenlemeleri, denetimleri yapmak yerine  “işçinin kaderi”, “işin fıtratı” şeklindeki ifadelerle gerçeğin üstünü örten, art niyetli bir yaklaşım sergilemektedir.

Burada altını bir kez daha çizmekte fayda görüyoruz. Emek-meslek örgütlerinin önerileri dikkate alınmadan hazırlanan “yama” tedbirlerle iş cinayetlerinin engellenmesi mümkün değildir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği için “Önce insan, önce sağlık, önce güvenlik” anlayışı taşımayan hiçbir düzenleme sorunlara çözüm getirmeyecek, iş cinayetlerini durduramayacaktır.

İş cinayetlerinin son bulması, ancak ve ancak işçilerin, emekçilerin ve tüm halkımızın kendilerini ilgilendiren tüm konularda söz, yetki ve karar hakkının olduğu eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye ile mümkündür.


DİSK-KESK-TMMOB-TTB tüm işçi sınıfı, emekçileri ve emek dostlarını, Soma’daki işçi kardeşlerimiz için, güvenceli iş ve insanca yaşam hakkı için16 MAYIS Cumartesi günü tüm halkımızı Soma’da yapacağı mitinge davet ediyor ve bu etkinlikte yanında yer almaya çağırıyor. Kamuoyuna duyurulur.

Yüreğimiz Soma’da! Öfkemiz Sokakta! Kaza Değil, Kader Değil, Fıtrat Değil, Katliam!

Unutmayacağız, Unutturmayacağız, Affetmeyeceğiz!





Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2015, 09:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Yeşil Akhisar Yemek Fabrikası Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Press Haber

Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber