Akhisar'daki Soma Davasında 4. Gün

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Manisa'nın Soma ilçesinde 301 kişinin şehit olduğu maden ocağı faciasına ilişkin 8'i tutuklu 45 sanığın yargılandığı davaya, bugün ilk duruşmanın dördüncü oturumu gerçekleştirildi.

Akhisar'daki Soma Davasında 4. Gün

 Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Manisa'nın Soma ilçesinde 301 kişinin şehit olduğu maden ocağı faciasına ilişkin 8'i tutuklu 45 sanığın yargılandığı davaya, bugün ilk duruşmanın dördüncü oturumu gerçekleştirildi. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında açılan dava, 13 Nisan 2015 Pazartesi günü başlamıştı.

Duruşmada tutuklu sanıklar Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik, Teknik Müdür İsmail Adalı, teknik nezaretçi Ertan Ersoy, vardiya amirleri Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık ve Mehmet Ali Günay Çelik, tutuksuz 37 sanıktan 27'si ile mağdur aileleri ve sanıkların avukatları hazır bulundu. Katılımın önceki günlere göre az olduğu gözlenen duruşmada tutuklu 8 sanık, jandarma kordonu altında salonda kendilerine ayrılan bölüme alındı. Jandarma ekibi, sanıkların etrafında çember oluşturarak güvenliklerini sağladı. Orta bölümü müşteki ve mağdurlara, sağ tarafı basın mensupları ve seyircilere, sol bölümü ise mağdur aile avukatlarına ayrılan salonda, güvenlik tedbiri olarak ayrıca ön iki sıradaki koltuklara Çevik Kuvvet polisleri yerleştirildi. Sanıkların yoklamaları alınarak başlayan duruşmada, dün ifadesi alınmayan tutuklu üç sanık ile tutuksuz sanıkların savunmaları alınacak. Dünkü oturumda Gürkan, Doğru, Çelik, Adalı ve Ersoy'un savunmaları alınmıştı. 

Dün başlayan ifade alınması bugün de devam etti. İşçi ailelerinin büyük bölümünün metanetle dinlediği sanıklar, bilirkişi raporunu kabul etmeyip kazanın gerçek nedeninin bulunmasını talep etti. Kalan 3 tutuklu sanık ile tutuksuz yargılanan sanıklar ifade vermeye başladı.

Soma'da geçen 13 Mayıs'ta meydana gelen maden faicasında, hayatını kaybeden 301 işçinin ölümünde kusurları bulunduğu için haklarında, 'olası kastla öldürme', 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama', 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan dava açılan 8'i tutuklu 45 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Duruşmayı çeşitli siyasi parti, sendika ve sivil toplum örgütü temsilcileri de izledi. Duruşma öncesinde, otobüslerle toplu olarak getirilen işçi yakınları da, arama noktasından geçtikten sonra mahkemenin görüldüğü salona alındı. Duruşma salonunun çevresindeki polis önlemleri de aynı şekilde devam etti. Basın mensuplarının, içeriye dizüstü bilgisayar, cep telefonu ve tabletlerini sokmalarına yine izin verilmedi. Duruşma öncesi Mahkeme Başkanı işçi yakınlarını duruşma kurallarına uymaları konusunda uyardı.

SANIKLAR ÖLEN MÜHENDİSİ SORUMLU TUTTU 

Tutuklu sanıkların tamamı ve bazı tutuksuz sanıkların hazır bulunduğu duruşmada tutuklu sanıklar maden teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik ve maden mühendisi Yasin Kurmaz savunma yaptı. Faciada şehit olanlardan Başmühendis Mehmet Efe'nin madendeki birçok konudan sorumlu olduğunu, kendilerinin sorumluluğu bulunmadığını söylemeleri, madenci yakınlarının tepkisini çekti.

BİLİRKİŞİ RAPORUNU KABUL ETMEDİLER

Bilirkişi raporunu kabul etmediğini belirten sanık Çelik, sensör değerlerine kendisinin bakmadığını, ölçümleri değerlendiren kişinin faciada hayatını kaybeden Başmühendis Efe olduğunu söyledi.

HİÇBİR SORUMLULUKLARI YOKMUŞ

Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı ise sabit sensör, seyyar sensör ve defter kayıtlarında uyumsuzluk olduğunu hatırlatarak, "Hiç bakmıyor musun?" diye sordu. Sanık Çelik, defter kayıtlarına bakmadığını belirtti. Sensör sonuçlarına göre 50 pmm değerini aşan çok sayıda kayıt bulunduğunu belirten Ballı, "İşi durduyor muydunuz?" diye sordu. Çelik, "Emniyetçi arkadaşlar bakıyor." cevabını verdi. Ocağa alınacak malzemelere kendisinin karar vermediğini de belirten Çelik, buna da Efe'nin karar verdiğini ifade etti.

şçilerden maskesi çalışmayan kimseyi görmediği, gaz maskelerinin bakımının yapıldığını söyledi. Mahkeme Başkanı Ballı, "Her şeyin sorumluluğu Mehmet Efe de mi?" diye sordu. Çelik, "Mehmet Efe'nin talimatlarını yapıyoruz. Ben Mehmet Efe'den aldığım talimatları altıma iletirim. Ben karar alma mekanizmasından sorumlu değilim, alınan kararları uygulatmaktayım." dedi. Bir eksiklik görüp Mehmet Efe'ye iletildiğinde yapılmayan bir şey olup olmadığı sorusuna karşılık ise bütün taleplerin yerine getirildiğini söyleyerek, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

MADENCİ YAKINLARI TEPKİ GÖSTERDİ

Sanık Çelik'in, neredeyse bütün sorumluluğun Mehmet Efe'de olduğunu söylemesi, salondakilerin büyük tepkisini çekti. Madenci yakınları, "Her işi Mehmet Efe yapıyorsa siz ne yapıyordunuz?", "Madeni Mehmet Efe yönetiyormuş.", "Ramazan Doğru, boşu boşuna 37 bin TL maaş alıyormuş, bütün işi Mehmet Efe yapıyormuş.'' diye tepki gösterdi.

MEHMET EFE'NİN BABASI 

Duruşmanın 4. oturumunun sonunda ise müşteki ve müdahil avukatları basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. 
Davanın takipçisi olacaklarını söyleyen avukatlar adına basın açıklamasını Çağdaş Hukukuçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlar, ""Sorguları tamamlandıktan sonra bizler de hazırladığımız soruları sanıklara soracağız. Duruşmada sermaye sahibiyle, üst düzey yönetici olan mühendisler arasında cezaevinde uzlaşma olduğunu gördük. Birbirleriyle ilgili geçmişteki suçlamalara hiç değinmediler. Bunlar birbirlerini şikayet etmişlerdi. Ancak gördük ki aralarındaki itilaflar bitmiş. Cezaevinde derin bir uzlaşma olmuş. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı, Ramazan Doğru için "benim genel müdürüm" dedi. Ramazan Doğru ise yönetim kurulunda bulunduğunu söyledi. Ancak üzülerek şunu gördük ki, düşük ücretle çalışan maden mühendisleri, teknikerler, suçlamaları üstlenmiş görünüyorlar. Bu durumu anlamıyoruz. Bu hukuk dışı bir olaydır. Buna izin vermeyeceğiz. Hikayenin bu versiyonunu kabul etmeyeceğiz. Düşük ücretli çalışanlarını nasıl böyle bir tuzağa çekildiğini anlamıyoruz. Araştırılmalıdır. Genel Müdür "Maden mühendislerinin kaderi böyledir" dedi. İşte bu zihniyetteki kişilere maden yönettiriyoruz. Yangın nedeniyle ilgili üst düzey yetkililer, hiçbiri beyanda bulunmadılar. Onlara sorarsanız, aniden ortaya çıkan duman 301 işçinin ölümüne neden oldu. Yangın, göçük var mı, yok. Buna inanmamızı bekliyorlar. İşletme müdürü kendi kahramanlıklarını anlattı. Peki bu işletmenin güvenliğini sağlayan müdür nerede? Üç vardiya amirinin, 6 hükümlüsü bu davada suçlu kabul edilmiştir."
'Topçu kayıt defteri" olarak da bilinen dinamit patlatma kayıt defteriyle ilgili açıklama da yapan Koçağaçlı, "Tutuksuz sanıklar, dinamit kayıtlarının tutulduğunu söyledi. Ama bu defterler 11 aydır ortada yoktu. Meslektaşlarımız, "biz de tasnif ediyoruz" dedi. Bu kabul edilemez. O defterlerler dosyanın aydınlatılması için hayati önemdedir. Tutuksuz sanıklar defteri yanlarında götürdü. Bu delillerin karartılmasıdır. Bunlar hemen mahkeme tarafından adli emanete alınmalıdır. Sonuna kadar takipçisi olacağız" diye konuştu.

Soma'daki maden faciası nedeniyle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tutuklu sanıkların, duruşmalarda, Eynez ocağında hayatını kaybeden güvenlikten sorumlu başmühendis Mehmet Efe'ye yönelik iddialarına baba Mehmet Efe tepki gösterdi- Resul Efe: "Herşeyi Mehmet Efe biliyor. Ocağı o yönetmiş, başka hiç kimse yetkili değil. Kendisini savunamadığı için ölünün üzerine bas geç. Çakalların dansını izliyoruz. Çakalların ortasında bir kuzu, herkes kuzuyu nasıl pay edecek onu hesaplıyor" Soma'daki maden faciası nedeniyle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tutuklu sanıkların, duruşmalarda, Eynez ocağında hayatını kaybeden güvenlikten sorumlu başmühendis Mehmet Efe'ye yönelik iddialarına baba Mehmet Efe, tepki göstererek "Herşeyi Mehmet Efe biliyor. Ocağı o yönetmiş, başka hiç kimse yetkili değil. Kendisini savunamadığı için ölünün üzerine bas geç" dedi.Gazetecilere açıklama yapan Resul Efe, şehit olan oğlunun facianın yaşandığı Eynez ocağında başmühendis olarak çalıştığını, İş Güvenliği Yasası gereği güvenlikten sorumlu olduğunu aldığı emirler ve verilen imkanlar dahilinde görev yaptığını tahmin ettiğini söyledi.Duruşmalarda bahsedilen suçların yüzde 90'ının oğlu Mehmet Efe'ye yüklenmeye çalışıldığını ileri süren Efe, "Sanki tek kişi çalışıyor içeride. Her şey onun üzerinde düğümleniyor. Herşeyi Mehmet Efe biliyor. Ocağı o yönetmiş, başka hiç kimse yetkili değil. Kendisini savunamadığı için ölünün üzerine bas geç. Çakalların dansını izliyoruz. Çakalların ortasında bir kuzu, herkes kuzuyu nasıl pay edecek onu hesaplıyor" dedi.Şirketin iş görüşmeleri yapması için oğluna telefon verdiğini kaydeden Efe, facia sırasında oğlunun kimden ve nereden talimat aldığı, bu işin nasıl olduğunu yapılacak telefon kayıtlarından ortaya çıkabileceğini belirtti.- Özgür Özel'in açıklamasıDuruşmaları takip eden CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de, tutanaklara geçen 10 isimden 9'nun Mehmet Efe olduğuna dikkati çekti.Özel, "Savunma avukatlarının genel yaklaşımları gösteriyor ki, bundan sonra herkes benzer ifadeleri tekrar edecekler. ve çok sayıda duyacağımız isim olacak ama bu isimler hep ölmüş, şu anda hayatta olmayan ve sorumlu olan teknisyen ve teknikerler olacak. Sanki böyle bir genel üstleneci, genel suçlanıcı kişi olarak Mehmet Efe'nin adını duyuyoruz. Bundan sonra bir iki isim daha duyabiliriz, farklı konulardaki sorumlulukları için, onlarda ölmüş kişiler olacak muhakkak" diye konuştu.




Güncelleme Tarihi: 18 Nisan 2015, 08:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Yeşil Akhisar Yemek Fabrikası Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Press Haber

Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber Akhisar Haber, Press Haber