Parkinson Hastalığı

Son yıllarda dünya üzerinde nüfusun artmasıyla birlikte daha da artış gösteren Parkinson hastalığı, yaşam kalitesini son derece aşağılara çeken bir rahatsızlık olarak tanımlanabilir.

Parkinson Hastalığı
01 Mayıs 2018 Salı 00:49

Son yıllarda dünya üzerinde nüfusun artmasıyla birlikte daha da artış gösteren Parkinson hastalığı, yaşam kalitesini son derece aşağılara çeken bir rahatsızlık olarak tanımlanabilir. Beyinde dopamin salgılayan hücrelerin sayısında azalma görülmesiyle birlikte ortaya çıkan hastalık, ne yazık ki kişide istemsiz hareket etme gibi etkiler gösteriyor. Nitekim dopamin, beynin motor hareketlerinde etkin iletişim görevi üstleniyor. Olası bir dopamin salgısının azalması, ne yazık ki motor hareketlerinde değişimlerin yaşanmasına neden oluyor. Beynin istenen hareketleri yapmayı sağlayan komutları iletmede zorluk yaşatan hastalık, bunun neticesinde istemsiz hareket etme gibi etkilerin ortaya çıkmasına sebep oluyor.
Günümüzde görülme oranı yüksek olan hastalık, genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkıyor. Genel olarak Parkinson erken yaşta görülür mü gibi sorularının sıkça sorulduğuna rastlamak mümkün. Her ne kadar gençlerde bu hastalığın görülme şansı düşük olsa da imkansız değildir. Ancak yine de ileri yaştaki bireylerin daha fazla tehlike altında olduğu söylenebilir. Parkinson hastalığı belirtileri çok şiddetli olabildiğinden dolayı rahatlıkla teşhisin konulabildiği rahatsızlık olarak sınıflandırılabilir. Ancak yine de belirtilerin az olduğu hastalarda yanlış teşhisin görülmesi mümkündür. Farklı hastalıklar ile karıştırılabilen Parkinson, muayene ve çeşitli testler sonucunda kesin bir şekilde saptanıyor. Bunun içinse uzman bir hekim gözetiminde muayene olmanız gerekiyor. Doktorunuz, belirtilerin gözlemlenmesi, muayene ve çeşitleri testler ile birlikte kesin bir şekilde teşhisi koyabilir. Bunun sonrasında ise elbette uygun tedavi yönteminin belirlenmesi gerekiyor.
Parkinson Tedavisinde İlaç Desteğinin Önemi
Günümüzde tıp bilimi, ne yazık ki Parkinson hastalığının kesin bir şekilde tedavisini sağlayamıyor. Ancak gelişen ve artış gösteren araştırmalar, Parkinson hastalığı tedavi aşamalarında ilaç desteğinin önemini gözler önüne seriyor. Kişinin çok daha rahat bir şekilde yaşam sürdürmesine yardımcı olan ilaç tedavisi, elbette Parkinson hastalığı evreleri açısından da dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Eğer rahatsızlık çok ilerlemediyse kontrol altına alınmalı ve gereken önlemler ışığında hasta bilgilendirilmelidir.
Başlangıçta hafif titreme ve kontrol bozukluğu ile kendisini gösterebilen hastalık, ilerleyen aşamalarda ne yazık ki herhangi bir nesnenin el ile kavranmasında dahi zorluk yaşamaya neden olabiliyor. Bu nedenle erken teşhis ile birlikte bir an önce ilaç ya da benzeri tedavi yöntemlerine başvurulması önemli. Üstelik hızlıca tedavi ve önlem aşamasına geçilmesi, kişinin hastalıktan dolayı hayat kalitesinde düşüş yaşamasını da büyük oranda önlüyor. İlaç desteği alan hasta, günlük yaşam rutinine geri dönüyor ve belirli oranda vücudunu kontrol etme yetisine erişiyor.
Parkinson Teşhisi Nasıl Konulur?
Bu sorunun cevabı, aslında uzman hekim kontrolünde veriyor. Öncelikle belirtilerin izlenmesi ve akabinde uzman bir doktora görünmeniz gerekiyor. Alanında uzman olan hekim, belirtileri kendisi de gözlemleyerek gerekirse belli başlı tetkikler yapabilir. Test olarak da adlandırılabilen tetkik işlemlerinden sonra ise hastalığın kesin teşhisi konulabilir. Bu esnada doktorunuz sizden belli başlı testler isteyebilir.
Parkinson teşhisinde hastalığın farklı bir hastalık ile karıştırılmaması gerekiyor. Olası bir yanlış teşhis, hem gereksiz bir tedavi görmenize hem de var olan hastalığın daha fazla ilerlemesine yol açabilir. Ayrıca tanı ve tedavi aşamalarının tümünde erken teşhisin önemi göz önünde bulundurulmalıdır. Parkinson hastalığı pdf dosyası, konuyla ilgili daha fazla edinmenizi sağlıyor.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.